Düşünce Özgürlüğü

Anayasamızda tam metni bilmemekle beraber, Her insan düşünme ve düşüncesini yayma hakkına sahiptir.” demektedir. Gerçekten de olması gereken budur, her insan istediği şekilde düşünme, düşüncesini ifade etme ve bunu yayma hakkına sahip olmalıdır. Teoride bu hakka sahip olmakla birlikte maalesef uygulamada sorunlar yaşamaktayız.

İktidar, muhtemel rakiplerini yok etmek, bir çok zararsız düşünceyi yasadışı ilan ederek, bu hakkı kısıtlamakta; bazı kesimler ise bu hakkı kullanarak gerçekten başkalarının özgürlük hakkına müdahale etmektedir. Sonuç olarak ortaya düşünce suçu diye bir suç çıkmakta ve anayasada belirtilen hakkımızı kullanmamız da zorlaşmaktadır.

Bu konu internetin yaygınlaşmasıyla daha da çetrefilli bir hal aldı doğrusu. Takip ettiğim ve saygı duyduğum bir ateist sayfası bir süre kapatıldı. Nedenini bilmiyorum ama gerçekten düşünce özgürlüğü adına üzüldüm. İnanan inanmayan herkes için faydalı paylaşımlarda bulunuyorlardı. İnanç sistemlerinin kendilerine göre eksik taraflarını ortaya koyup kendi teorilerini yaymaya çalışıyorlardı. Anayasada belirtilen hakka uygun gayet de masum.

Neyse, gayet hızlı büyüyen bu sayfa tekrar açıldı ve paylaşımlarına tekrar başladı. Artık bir fark vardı ama, eskiden ideolojilere saldıran bu kesim artık direkt idroloji sahiplerine saldırıyor. Madumiyetini yitirmiş bir sayfa…

Daha, 13 yaşındayken dayımla girdiğim bir tartışmada, insanların sınırsız dini özgürlüklere sahip olması gerektiğini söylemiştim. “Ne yani insanlar serbestçe şeytana bile tapabilmeli mi sence?” Dedi, ” başka bir insana zarar vermiyorsa, inançlarında hür olmalıdır” dedim. O gün bu gündür düşüncem aynı, ama sadece bir ütopya gibi görünüyor…

Genel kategorisine gönderildi