Tarihi Roman Sevenlere: Sultan Mehmed'in İntikamı

Sosyal medyadan takip ettiğim kadarıyla yazar bu kitabı sadece 14 günde yazmış. Kitabın yaklaşık 200 sayfa olduğunu düşünürsek, ki punto boyutu artırılarak yer sayfa sayısı da artırılmamış, inanılmaz bir başarı.
Bahsettiğimiz yazar, Ayhan Kayhan. Yazar'ın 2 kitabı Farsçaya çevrildi. Bu sıralar yeni romanı üzerinde çalışıyor.
Konusu
Sultan Mehmed'in İntikamı kitabı, tahmin edeceğiniz üzere Fatih Sultan Mehmed'in hayatından bir kesit sunuyor. Onun meşhur düşmanı Vlad, namı diğer Kazıklı Voyvoda ile mücadelesini anlatıyor.
Vlad, Sultan Mehmed ile çocukluğunu Osmanlı sarayında geçirmiş ve Osmanlının eğitiminden geçmiş olmasına rağmen, Osmanlıya karşı aşırı nefret dolu bir prens.
Aklında tek bir düşünce var, Osmanlıyı balkanlardan atıp kendi devletini kurmak. Bunun içinde ne gerekiyorsa yapmaya hazır.
Psikolojik üstünlüğü ele geçirmek içinde akla hayale gelmeyecek işkenceler icat ediyor. İnsanları diri diri kazığa oturtmak da bu işkencelerden biri ve en ünlüsü. İşte bu kitapta Vladla Mehmedin kovalamacasını okuyoruz.
Tarzı
Kitap tam anlamıyla klasik tarzda yazılmış bir tarihi roman. Bu türün aklıma gelen en önemli temsilcileri Orhan Pamuk'un Benim Adım Kırmızı romanı, İskender Pala'nın Katre-i Matem kitabı ve dünyaca ünlü bir Umberto Eco klasiği; Gülün Adı. Afrikalı Leo ve Alamut Kalesi de bu türün ünlü örnekleri arasında.
Elbette tarz ve özgünlük ve hatta derinlik olarak kitabımız bu klasiklerden çok daha geride. Kitapta bir flashback bile yok, o kadar klasik bir tercih edilmiş.
Tasvirler sıradan ve gereksiz, tasvirlerin hiç biri beni o tarihi atmosferi hissetmemi sağlamadı. Bu derinlikle ilgili olabilir, detayların yeterince tasvir edilmemesinden de olabilir, bilemiyorum. Belki de tasvirin ustası Yaşar Kemal'in İnce Memedini yeni bitirdiğim için olabilr.
Kullanılan kelimeler, belki de bana öyle geliyordur bilemiyorum, doğru duyu organlarına hitap etmiyor ve fazla tekrara düşülmüş. Bir "kekremsi" kelimesi var ki, inanın anlamını unuttum. Tatla ilgili bir kelime olmasına rağmen başka duyu organları için de kullanılmış ki bu bence çoğu zaman rahatsız edici.
Karakterlerin gelişimi birazcık yetersiz kalmış. Örneğin, Vlad'ın karısı Anastasia'nın travmaları daha detaylı anlatılıp, aralarındaki romantik ilişki de daha dokunaklı hale gelse kitap daha boyutlu bir hale bürünebilirdi.
Yazar, dönemin dilini yansıtmaya çalışmış ama bu kısa cümleleri bırakın, sadece kelime düzeyinde yapılmış. Yazar Sultan Mehmed'in zekasını cümleleri ile de yansıtsa, onu biraz daha konuştursa daha güzel olabilirdi belki.
Yeri gelmişken, kitabın konusu Sultan Mehmet olmasına rağmen belki de romanda en az yer alan karakter o.
Tarihi Gerçeklik
Elbette romanın tarihi gerçeklik tarafı da var. Kurgu bir eser olmasına rağmen gerçek olaylara dayanıyor. Bu gerçekler hakkında netflix'te izlediğim belgesel haricinde çok fazla bilgim yok. Ha, bir de Halil İnalcık'ın Osmanlı Tarihi kitabından hatırladıklarım var.
Bunların hiç birinde Osmanlı tarafı bir aciziyet göstermiyordu. Malesef, yazar her ne kadar Sultan'ın dehasını anlatmaya çalışsa da Osmanlı Askerlerinin düştüğü acınası durumları da resmetmiş.
Sonuç
Yazar yeni kitabının hazırlıklarını yapıyor. Eminim bu kitabını da çok kısa sürede piyasaya sürecektir. Anak bence yazar artık kendini baş yapıtını yazmaya adamalı ve sonraki kitabına çok daha fazla özen göstermeli.
Unutmayalım, tarihin unutulmazları arasına giren bir çok eser yılların emeğinin ürünüdür. Rahmetli Geothe Faust kitabını yanlış hatırlamıyorsam 40 yılda bitirmiş. Bunun gibi çok fazla örnek gösterilebileceğini biliyorum.
Söylemeden geçemeyeceğim, bu kitap Netflix gibi platformlar için iyi bir hikaye olabilir. Yazarın bunu değerlendirmesi gerekir bence.
Yazarın yeni kitabını sabırsızlıkla bekliyoruz.