Zaman ve Mekan

Kozana ilk geldiğimde yedi yaşlarındaydım. Köyden inen bir çocuk, şehrin görkemiyle ne kadar büyülenebilirse o kadar büyülenmiştim. Gördüğüm en büyük şehirdi Kozan, ve çok büyüktü benim için. Göç yolu ise ayrı bir öneme sahipti, baştan sona uçsuz bucaksız görünürdü. Yürümeye kalksam bitmezmiş gibi gelirdi, zaten korkardım da ilk zamanlar yürümeye…

Arabaların çokluğu başımı döndürürdü. Karşıdan karşıya geçmek benim için tan bir macerayı zaten. Boş tarlalar dikkatimi çekmezdi de ot gibi çoğalmaya başlayan apartmanlar çekerdi dikkatimi. Zaten o kadar hızlı çoğaldıklarını da yeni fark etmişim. Bugün.

Zamanın ve mekanın değiştiğini, kardeşimi memleketine yollarken çektiğim şu fotoğraf hatırlattı bana…

Kozan GöçYolu
Kozan GöçYolu

Yorumlar 2

  • Sevgili Kutsal insan,değerli dostum Ümit,

    ”Zaman ve Mekan” yazını o kadar büyük bir zevkle okudum ki kısa olmasına rağmen bende ne kadar uzun bir heves,heyecan ve mutluluk kapladı içimi,uzun bir müddet.Tamı tamına 107 kelimeye sığdırdığın o kocaman Kozan sevdamızın değişimine farkında olamadan geçen zaman zarfında tanıklık etmiş olmanın yüzümüzde bıraktığı küçük bir tebessümü fark ettirdiğini itiraf etmek gerek.Yazılacak,söylenecek ve üzerine boş boş felsefeler yapılacak o kadar çok şey var ki bende,sende ve tanıdığım boş fessefe yapabilecek beyinlerde.

    Çekmiş olduğun fotoğrafta görünen o koca koca binaların temellerinin altına gömülmüş bir çocukluk barındırmış olmak her ne kadar benim için gurursa eminim ki senin içinde öyledir diye düşünüyorum.Kozan’ımızda zaman kavramını uzamasada uzattığımızı düşündüğümüz gecelerde uzun uzun tartıştığımızı,farklı farklı konularda koca koca fiklirler ortaya atıp dahi olduğumuzu içten içe düşündüğümüz o yılları Kozan gibi bir tarihi mekan ansiklopedisinde yaşamış olmak,şimdilerde ise o yıllarda çektiğimiz fotoğrafların üzerine farklı yorumlar yaparak bir kez daha anıyor olmak büyük bir mutluluk.

    Dostum bir kez daha Kozan kelimesi ile kendimi kaybedip yorum değilde koca bir anı yazmaya kalkıştığım için lütfen bağışla ama şunu unutmamak lazım;

    Yaşar Kemal üstadında dediği gibi ”Çukurova’sını yazmayan hiçbir yazar büyük romancı olamaz. Hatta ben yazarım diyorsa da, yazar değildir.”

    Kozan bizim çukurovamızın tam kalbi,hayatımızındaki asıl atar damarımız.

    Sevgiyle

  • Sevgili Dostum Ahmet,

    Bu değersiz blogu değerli yorumunda şereflendirdiğin için teşekkür ederim. Evet dostum mekan değişiyor, dünya değişiyor. Çocukluğumuzun o uçsuz bucaksiz tarlaları binlerce insanın yuvası olmuş şu anda. Zaman bizim çocukluğumuzu gömmemiş de üzerine biraz toz sermiş sanki. Çünkü anılar hala oldukça canı. Mekan değişmiş ama zaman değişmemiş dostum hala milyonlarca insanın çocukluğuna toz serpmekle meşgul. Herşeye rağmen o muhteşem Gozan bütün kutsallığıyla orda dostum.
    Sevgiler.

uyasar için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: