Sosyolojinin Rüzgarına Kapılmak!

Daha önce sosyolojinin insana bambaşka bir bakış açısı kazandırarak insanın sıradan yaşamını zenginleştirdiği hakkında fikir beyan etmiştim. Sosyoloji hakkında yeniyim, sosyolojinin rüzgarına kapılmış, hatta sosyolojinin gazına gelmiş olabilirim. Ama fikrim değişmedi hala sosyolojinin böyle etkileri olduğunu düşünüyorum.

Peki sosyoloji hayatımdaki neleri değiştirdi?

Giriş cümlesinde de dediğim gibi durum sadece bakış açısıyla alakalı yani gerçekte pek bir şey değiştirmemiş olabilir. Ya da şöyle de denilebilir, insanı toplum dışına iterek belki de bu şekilde olaya dışardan bakmanızı sağlıyordur.

Örneğin, sosyolojinin bana ilk yaptırdığı şey şuydu; yaklaşık bir ay önce Sayın Başbakan şehrimizi ziyaret edip bir miting düzenledi. Normal şartlarda tepkim şu olurdu; bilgisayarın başına oturup her zaman ne yapıyorsam onu yapmak…

Ama sosyoloji bana şunu yaptırdı: Gittim ve mitinge gelen insanları gözlemledim. Neler yaptıklarını ve nasıl yaptıklarını gözlemledim ve sonuçlar çıkardım. Mesela, mitinge her yaştan ortalama sayıda insanın katıldığını gözlemledim. Genç ve orta yaşlılar konuşmacıdan gelen gazla coşkulanırken, daha yaşlı kesimin hiç bir dış etkene maruz kalmadan içlerinden geldiği şekilde başbakanın sözlerine tepki verdiğini gözlemledim. Buna rağmen halkın çoğunluğunun uzun süreli bir coşku yaşamadığı ve 15 dakika sonra miting alanını terkettiğini gözlemledim.

Bu kesimin ilgisinin “Bir göreyim nasıl bir şeymiş bu başbakan dedikleri?” gibi bir düşünceyle bu alana geldikleri sonucunu çıkardım.

Başbakana yakın tarafta yaklaşık elli kişilik bir grubun sürekli coşku içinde başbakana tezahuratlar yaptığını gözlemledim ve bunların AKP’nin kayıtlı elemanları olduğu sonucuna vardım.

Kozanda o güne kadar hiç oluşmamış bir trafiğe şahit oldum. Bu şehir dışından ki başbakanın planında olan yerler, geldiklerini düşündüm. Adana merkezden gelen onlarca belediye otobüsü bana şunu düşündürdü: AKP üyeleri şehir dışından kalabalık oluşturması için toplanmıştı.

Miting alanında bedava lahmacun tost ve benzeri yiyeceklerin dağıtıldığına şahit oldum ki bu belediye eliyle yapılıyordu. Tüm bunların toplamından çıkardığım yorumları söylemeyeceğim size, amaç sosyolojinin benim düşünme şeklime ve gözlem gücüme kattığı değer zira.

Artık çevremdeki insanların davranışlarına psikoloji gözüyle bakmıyorum mesela. Toplum ne yaptı ki bu adam böyle davranıyor diye soruyorum.

Cemaat toplantılarına gidiyorum. Eskiden de giderdim ama artık eskiden görmediğim şeyleri görüyorum.

Cemaatlerin rahatça toplantılarını gerçekleştirdiğine şahit oluyorum. Eğitim öğretimdeki etkinliklerinin kıpırdadığını, osmanlıca kurslarının çoğaldığını ve bunda cemaatlerin çalışmalarının çok etkisi olduğunu görüyorum.

Daha önce Gülen Cemaatinin ön plana çıktığı eğitim alanına diğer cemaat ve tarikatların da hızlı şekilde girdiklerini ve bu konuda radikal adımlar attıklarını gözlemliyorum.

Ve sonuçlar çıkarıyorum. Ne olduğu önemli değil sonuçlar işte. Değişimin başladığını ve artık büyük sonuçlara hazır olmamız gerektiğini hissediyorum.

Ve bu değişimin hakkımızda hayırlı olmasını temenni ediyorum. (sosyolojinin bunla alakası yok tabii:)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: