Sokak Fotoğrafçılığına Giriş Rehberi

Sokak fotoğrafçılığı denen şey aslında hayatın ta kendisi. Konusu insan ve yaşam olan sokak fotoğrafçılığına aslında bir nevi belgesel fotoğrafçılığı da denilebilir. Sizi nelerin beklediğini bilmeden sokaklarda dolaşıp yaşamdan “O anı” yakalayıp belgelemeye çalışmak, hem heyecan verici, hem de oldukça yorucu bir uğraş. Siz de sokak fotoğrafçılığına meraklıysanız ve nereden başlayacağınızdan emin değilseniz, yazıyı okumaya devam edin derim…

Sokak fotoğrafçılığa merak salmışsanız ekipman ve çekim tekniklerinden daha fazla ihtiyaç duyacağınız şey; hayata ve insanlara karşı bakış açısı ve duruşunuzun olmasıdır. Amacınız hava atmak için veya sadece iyi fotoğraf çekmek içinse sokak fotoğrafçılığı size göre değil demektir. Donanımınıza gereğinden fazla özen gösteriyorsanız, aman lensim çizilmesin, aman makinam tozlanmasın diyenlerdenseniz de bu yazıyı okumayı bırakıp, manzara çekmeye devam edebilirsiniz.

Aslında işin çıkış noktası bir hikayenin peşinden koşmak… Ve bu hikayenin ortasında da siz varsınız. Çevrenizi nasıl görüp yorumluyorsanız bunu sizi takip edenler için fotoğraflayıp belgeliyorsunuz. İşin özü bu. Düşünsenize, sokakta sonsuz olasılık var fotoğrafını çekebileceğiniz. Konusu veya modeli hazır bir dünya değil sokaklar, içinde doğal bir kurgu mevcut. Bu yüzden ister istemez çektiğiniz şeyler sizinle ilgili olmaya başlıyor bir süre sonra. Okuduğunuz kitaplar, izlediğiniz filmler, sevdiğiniz kadınlar hatta tuttuğunuz takım bile sokakta fotoğraf çekerken farkındalığınızı etkileyen faktörler.

UTANGAÇLIK

Buraya kadar tamam ise konumuza devam edelim. Aldınız makinanızı çıktığınız sokağa…Üstesinden gelmeniz gereken ilk konu utangaçlık…Fotoğrafçı, özellikle de sokakta fotoğraf çekmek isteyen bir fotoğrafçı utangaç olmayacak. Daha önce hiç tanımadığınız insanların hayatlarına girip fotoğraflarını çekeceksiniz. Bu sosyal ve biraz da girişken biri olmanızı gerektirir. İnsanlara nasıl yaklaşmanız gerektiğini mutlaka düşünmeli ve bilinçli hareket etmelisiniz. Sıcak bir gülüş, biraz sohbet ve karşınızda ki insana önem verdiğinizi hissettirebilmek çok önemli.

KISMET

Sokakta fotoğrafı 2 şekilde çekebilirsiniz. Siz aramadan karşınıza çıkanlar yani kısmetiniz; bir de yukarıda saydığım, tamamen sizinle ilgili sebepler sayesinde görüp, çekmek istediğiniz fotoğraflar.

Kısmet, fotoğraf çekmek için gereken ikinci yeteneğiniz olmalı. Münferit olarak şehir dışına fotoğraf gezilerine gitme planları yaptığımda, olabildiğince kalabalık gitmenin hesabını yaparım. 3 kişi yerine 4 kişi giderseniz, o gelen 4. fotoğrafçı kısmetini de getirmiş olur. Tek başıma fotoğrafa çıkacaksam da, ister inanın ister inanmayın, mutlaka dua edip çıkarım.

Kısmetin durup dururken bir anda ayağınıza geldiği o zamanlarda çabuk düşünmeli ve çabuk hareket etmelisiniz. Fotoğraf makinanızın ayarlarının daha önceden yapılmış ve deklanşöre basmaya hazır halde olmalı ki, ayar yapmak için uğraşıp vakit kaybetmeyin. Sokakta değişkenler çok fazla olduğundan, bazen ışığın az olduğu yerlere girip, örneğin yüksek Iso değerlerine çıkmış olabilirsiniz. Aydınlığa çıktığınızda mutlaka Iso ayarlarını kontrol etmeyi alışkanlık haline getirin.

EKİPMAN

Ben fotoğraflarımı Sigma’nın Art serisi prime lensleri ile çekiyorum. Ama genel kural şudur, sokakta kesinlikle bu lens ile çekmeniz lazım diyemem tabi ki…En iyi ekipman her zaman için sahip olduğunuz, yanınızda ki ekipmandır. Yeri gelir cep telefonu ile çektiğiniz fotoğraf binlerce lira verdiğiniz ekipmanınız ile çektiğiniz fotoğraftan çok daha fazla hoşunuza gidebilir. Önemli olan fotoğrafta anlatmak istediklerinizi ne kadar anlata bildiğinizdir.

Bir müddet sonra derinleşiyor ve kendi tarzınızı oluşturmaya başlıyorsunuz. Tarzınız oluşmaya başladıktan sonra ekipmanlarınızı tarzınıza göre güncellemeniz en doğrusu olacaktır. Bazı fotoğrafçılar sadece prime lensler ile çekerken, bazıları tele lens kullanmayı seviyor. Fotoğraf çekmeye devam ettikçe hangi ekipmanlara ihtiyacınız olacağını anlayacaksınız zaten. Ama illa bir öneri istiyorsanız, çarpanlı bir makinanız varsa 35mm full-frame makinanız varsa 50mm ile denemeler yapabilirsiniz.

EVDEN DIŞARI ÇIKIN

Evin rahat ve sıcak ortamından çıkmak bazen zor gelebilir ama unutmayın ki evdeyken fotoğraf çekemezsiniz. Bazen öyle bir noktaya geleceksiniz ki, o yollar gözünüzde büyüyecek. Fotoğrafa çıkmamak için kendi kendinize bahaneler uydurmaya başlayacaksınız. Bu gibi durumlarda kendinizi zorlamanız ve motive etmeniz çok önemli. Fotoğrafta ki gelişim insanın canını yakacak kadar yavaştır aslında. Binlerce kare fotoğraf çekmeli, saatlerce yürümelisiniz. Ama unutmayın ki bu emeğinizin karşılığını bir gün mutlaka alacaksınız. Siz dışarı çıkıp fotoğraf çekin, gerisini düşünmeyin.

Işığınız bol olsun…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

scroll to top