Yeni Başlayanlar İçin Portre Fotoğrafçılığı

Portre fotoğrafçılığı fotoğrafçılığın oluşumundan beri var, belki de fotoğrafçılığın ortaya çıkma sebebidir. Bu sanatı insanların mağaralara çizdiği figürlere kadar dayandırabiliriz belki.  Bu yönüyle portre fotoğrafçılığı hem kişisel olarak beni hem de genelde bir çok insanın ilgisini cezbeden bir alan.

İnsan olarak, insan yüzü görmeye, onları seyretmeye bayılıyoruz. Bunun bir çok sebebi vardır.

İlk açıklama, tür olarak insan yüzünü tanımaya ve tepki vermeye programlı olduğumuz şeklinde. Sadece bir kaç günlük bir bebek bile bir insan yüzünü tanıyıp tepki verebiliyor. Dolayısıyla daha doğumumuzdan itibaren insan yüzünü tanımaya ve ona tepki vermeye başlıyoruz.

Bir diğer açıklama da belki de yüz yüze kuramayacağımız bir ilişkiyi portre vasıtasıyla kurabiliyoruz. Hiç kimse saatlerce bir insanın yüzüne bakmasına tepkisiz kalamaz ama gerçek hayatta yapamayacağımız bu yakınlaşmayı fotoğraf aracılığıyla yapabiliyoruz.

Ve son olarak, portreler insan duygularını en iyi yansıtan sanat biçimi. Bu yönüyle de dolu dolu ve samimi. Portre fotoğrafçılığına olan ilgiyi işte bu duygularla da açıklayabiliriz.

Portre Çeşitleri

Bu fotoğrafçılığa giriş yazımızda üç temel portre tarzını inceleyeceğiz. Bunlar

  • Yakın plan
  • Tam Boy
  • Çevresel

Bu üç portre çeşidini belirleyen tek bir faktör var, mesafe.

Modelinize en yakın olduğunuz portre türü yakın plandır. Yakın plandayken daha fazla detay ama konu olarak daha azını gösterirsiniz. Konudan uzaklaştıkça konu büyür ama detay azalır.

1. Yakın Plan

Yakın plan portre isminden de anlaşılacağı üzere en yakın ve en samimi portre çeşididir. Konumuza o kadar yakın oluruz ki, yüzündeki her izi, kaşlarını, kirpiklerini rahatça seçebiliriz. Gözlerinin içine bakabiliriz ve sanki ruhlarını görürüz. Bu demektir ki, kişinin tüm duyguları da gözler aracılığıyla karşı tarafa geçer.

Bu türde bizim için anahtar kelime gözlerdir. Bir insana baktığımızda gözümüz doğal olarak karşıdakinin gözüne doğru kayar.Bu demektir ki, kişinin tüm duyguları da gözler aracılığıyla karşı tarafa geçer. Yakın plan portre fotoğraflarında da aynı durum geçerlidir.

Naomi Frost tarafından çekilmiş ödüllü bir fotoğraf. Çocuğun gözlerine tekrar tekrar bakmamak nerdeyse imkansız gibi…

Gözlerin duyguyu yansıtması için direk izleyicinin gözlerine bakması gerekmiyor modelin. Konumuz başka yerlere bakıp, başka şeylerle de meşgulken gözler bir duyguyu yansıtmak için yeterince güçlü ve ön plandadır.

Lorean Cragh tarafından çekilen bu fotoğrafta konumuz gözümüzün içine bakmıyor ama yine de gözlerde yansıtılan duygu çok güçlü.

Gözlerin görünmediği portre fotoğraflar asla çok güçlü olamaz, eksiktir.

2. Tam Boy

Bu tür portre de yakın plana göre konumuzdan bir adım daha uzaklaşırız. Bu sayede fotoğrafta konuya dair daha fazla şey görürüz, mesela kıyafetleri kolları ayakları ayakkabıları gibi… Dolayısıyla bu tür fotoğrafta kıyafet ve poz daha fazla ön plana çıkabilir. Mesajınızı verirken de bu detayları kullanabilirsiniz. Mesela bir futbolcuyu bale kıyafeti içinde futbol oynarken düşünün, nasıl bir mesaj olurdu?

Konumuzun tamamını çektiğimiz bir portre.

3. Çevresel Portre

Bu portre türünde fiziksel olarak konunuzdan biraz daha uzaklaşırsınız ama artık kompozisyonunuza çok önemli bir öğe daha eklemiş olursunuz, çevre. Konunuzun bulunduğu çevre de fotoğrafın bir parçasıdır ve izleyiciye bir hikaye anlatır. Bu çevre kütüphanede kitap okuyan bir çocuk, atölyesinde iş yapan bir usta gibi… Hikaye çevresiyle mekanıyla bir bütündür.

Resim yapan bir ressam ve resimleri.

Portre Fotoğrafçılığında Poz Vermek

Eğer sokak fotoğrafçılığı yapmayacaksanız, bir şekilde modelinizin poz vermesi gerekecektir. Portre fotoğrafının estetik görünmesi için kabul görmüş duruş şekilleri vardır. Şimdi bu duruşları uzuvları tek tek ele alarak inceleyelim.

Portre fotoğraflarında, eller, gözler, kollar, bacaklar, omuzlar ve baş nasıl durmalıdır? Şimdi bu soruların cevaplarını inceleyelim.

1. Eller

Eller bir portre fotoğrafında uğraşılması en zor konulardan bir tanesidir. Onları nereye koyacağını, nasıl duracağını kararlaştırmak genelde sinir bozucu olabilir. Çünkü elleri eğer konunun önünde tutarsanız olduğundan daha büyük görünme ihtimali vardır. Bu da portreyi mahvetmek için yeterlidir. Bu sorunu çözmek için daha uzun odak mesafeli lensler tercihe edebilirsiniz.

Eller

Portre fotoğraflarında ellerle ilgili dikkat edilmesi gerekenleri şu şekilde özetleyebiliriz.

  • Ellerle ilgili en temel şey, konunun elini direk kameraya doğru yöneltmemek gerektiğidir. Bu şekilde elin şekli ve boyutu bozulur.
  • Bir portre fotoğrafı çekerken ellere özellikle özen gösterin. Ellerin rahat ve parmakların birleşik olmadığından emin olun.
  • Eğer konunuz ellerini rahat bir şekilde tutmayı  başaramıyorsa ellerin görünmediği portreler çekmeyi deneyin.
  • Bazen ellerle ilgili yapılması gereken en iyi şey, onlara tutlacak bir nesne vermektir. Konuyla alakalı elleri destekleyecek nesneler kullanabilirsiniz. Konunuzun yüzüğüyle oynamasını sağlayın, gömleğinin yakasını düzelttirin ya da masa sandalye gibi bir şeyin üzerinde durmasını sağlayın.
  • Elleri yan taraftan çekmeye çalışın. Bu şekilde eller daha güzel görünecektir.

2. Kollar

Portre fotoğrafçılığında poz verirken dikkat etmemiz gerekenler serimizde bu defa sıra kollarda. Poz verirken kollar nasıl durmalıdır sorusunun cevabını bu yazımızda vermeye çalışacağız. Başlayalım.

Kollar Vücuttan Ayrı Olmalı

Portre fotoğrafçılığında kolların yanlarda durmasına ya da gevşek bir şekilde sarkmasına müsaade edilmez. Bel ve kollar arasına mesafe koymak genelde belin daha ince görünmesini sağlarken kolları bele yakın tutmak da tam tersi etkiyi yapar. Kolların vücuttan ayrı tutulması konunun zayıf, sarkık ve çelimsiz görünmesini de engeller.

Üçgen Görünümü

Kolları vücuttan uzak tutmak kompozisyonda üçgen görünümünü elde etmek için de gereklidir. Bu da izleyicinin gözünü konunun yüzüne yöneltmek için birebirdir. Portrede üçgen görünümünü elde etmek kompozisyonda elde edebileceğiniz en hoş pozlardan biridir. Üçgen oluşturmak veya doğal üçgenlerden faydalanabilmek portre fotoğrafçılığının olmazsa olmazlarından biridir.

Portre fotoğrafta üçgen görünümü genelde konunun kollarını vücudundan uzak tutup dirseklerini bükmesiyle elde edilir. Ayakta duran erkek bir konunuz varsa elini cebine koymasını isteyerek bir çeşit üçgen görünümü elde edebilirsiniz.  Kadınlar bir elini ya da iki elini kalçalarının hafifçe üstüne koyarak güzel görünüm elde edebilirler.

3. Yüz

Portre fotoğrafı deyinde insan resmi geliyorsa, yüzün duruşu bu tür fotoğrafçılıkta çok önemlidir. Çünkü insanın hikayesini bu sayede aktarabiliriz.

Tam Görünüm: Konumuz direk olarak kameraya baktığında bu görünümü elde ederiz. Genel olarak moda fotoğrafçılığı hariç tercih edilen bir yüz duruşu değildir. Bu görünüş iddialı bir duruş sergiler. Doğru bir konuyla çok güzel portreler oluşturulabilir.

7/8 Görünümü: Konunun yüzünü hafifçe kameradan çevirmesiyle elde edilir. Tam görünümden çok az farklıdır. Yüzün bir tanesi diğerinden çok az miktarda daha fazla görünür.

3/4 Görünümü: Bu görünümde konunun uzak kulağı artık karede görülmeyecek şekilde baş çevrilmiştir. Bu görünümde konunun uzak gözü biraz daha küçük görünür. O yüzden kişinin küçük gözünün (herkesin bir gözü diğerinden hafifçe küçüktür) kameraya daha yakın olduğundan emin olun. Böylece son fotoğrafta gözler eşit büyüklükte görünebilir.

2/3 Görünümü: Bu görünüş 3/4 görünümünden çok farklı değildir hatta çoğu fotoğrafçı ikisi arasında ayrım yapmaz. Bu görünüm portre fotoğrafçılığında en çok tercih edilen görünümdür. Çünkü yüzün detaylarını ifade biçimlerini en iyi resmeden görünümdür. Bu görünüme ne isim verirseniz verin, uzak gözün karede göründüğüne emin olun.

Profil Görünümü: Profil görünümünde konunun başı kameraya nerdeyse 90 derece döndürülür. Sadece bir göz karede mevcuttur. Bu görünümde fotoğraf çekecekseniz, konunuzun kirpikleri kareden çıkana kadar konunun başını çevirmesini sağlayın. Bazı aşırı durumlarda konunuz uzun kirpiklere sahipse, konuyu aşırı döndürmektense kirpikleri fotoshopla yok edebilirsiniz.

Portrelerde yüzün şekli çok önemlidir. Yukarda bahsettiğimiz görünüm şekillerini kullanarak bu yüzlerden çok güzel kareler elde edebilirsiniz.

4. Ayaklar

Portre fotoğrafçılığında ayakta duran konunuzun omuz ve başının doğru bir şekilde poz verebilmesi için ayakların duruşu çok önemlidir. O yüzden konunuzun duruşunu ayarlamaya önce ayaklardan başlayın. Ayaklar da tıpkı omuz ve baş gibi kameraya düz bir açıyla bakmamalıdır. Böylece ayakların ayarlanması ile, vücut, omuz ve baş da otomatik olarak portre için uygun konuma gelebilecektir.

Ayakları ayarlamak için de ilk yapmanız gereken konunuzun bir ayağını öne doğru atmasını sağlayıp ağırlığı da arka ayağına vermesini istemektir. Bu öndeki ayağın bükülmesine ve arka omuzun da öndekine göre biraz düşmesine sebep olur. Omuzlarla ilgili istediğimiz şey de buydu.

Yukardaki resimde ayakların aldığı şeklin vücudun duruşunu nasıl etkilediğine, özellikle baş ve omuz açılarındaki değişime dikkat edin

5. Omuz ve Baş

Portre fotoğrafında uzmanlaşmak için konunuzun baştan aşağı nasıl duracağını çok iyi bilmeniz ve onu iyi bir iletişim yöntemiyle yönlendirebiliyor olmanız gerekmektedir. Portre çekerken baş ve omuzlar nasıl durmalıdır,, genel trendler ve normlar nelerdir? Bu soruların cevabını bilmek işinizi oldukça kolaylaştırır. Bu soruların cevabını ararken her zaman aklınızda bulunması gereken başka bir kural vardır, kurallar çiğnenmek içindir, özellikle yaratıcılığın önemli olduğu fotoğrafçılık sanatında. Hadi başlayalım:

İyi bir portrede omuzlarla ilgili ilk kural, kameraya belirli bir açıyla bakması gerektiğidir. Yani konumuz düm düz bir şekilde değil omuzlardan bir tanesinin önde diğerinin hafif arkada kalacağı hafif bir açı ile bakması gerekir. Aynı şekilde omuzlar yere de dik açıyla bakmamalıdır. Omuzun biri hafif yukarda olması fotoğrafı güzelleştirecek unsurlardan bir tanesidir.

Diğer taraftan başın duruş şekli de omuzlara göre ayarlanır. Yine baş omuza dik açıyla bakmamalıdır. Bu bakımdan konunun başı fotoğrafa göre hafif sağa ya da sola eğik olmalıdır.

Erkeklerde baş genellikle daha aşağıda olan omuza doğru eğik olmalıdır ve baş o tarafa çevrilmelidir. Vücut da genellikle kameraya 45 derecelik bir açıyla dönük olur. Eğer konunuz oturuyorsa kameraya doğru hafif eğilir,  bu şekilde daha masküler ve iddialı bir poz elde edilmiş olur.

Kadınlarda ise baş genellikle yukarda olan omuza doğru bükülür. Vücut belden ileriye doğru hafif bükülür ve yüzün baktığı tarafın aksi yöne doğru hafifçe eğilir.

Tabii ki bu açılar abartılmak zorunda değildir. Bu eğimler bazen fark edilmeyecek kadar az da olabilir.

Yazının en başında da belirttiğimiz gibi, bu eğilimleri öğrendikten sonra artık bunları yaratıcı bir şekilde aşmanın yollarını bulmalı ve fotoğrafınızı özgün hale getirmeye çalışmalısınız. Böylece diğerlerinden sıyrılabilirsiniz.

Diğer Öneriler

Araştırmalar gösteriyor ki, iletişimin aslında %85 i vücut dili aracılığıyla gerçekleşiyor. %5 i konuştuğumuz kelimelerle geriye kalan %10 ise ses tonu, tempo vs ile gerçekleşiyor. Biliyoruz ki, fotoğraflar konuşmaz. Dolayısıyla fotoğraftaki iletişimi, yani duyguyu aktarma olayını gerçekleştirmek için elimizde tek ve en önemli araç kalıyor, vücut dili.

Bu yüzden modelinizin doğru mesajı iletecek şekilde poz vermesi, vücut dilini iyi kullanması çok önemlidir. Peki bu konuda ipuçları nelerdir?

Portre fotoğrafçılığında genel bir kural vardır (eğer bir kural varsa); eğilebiliyorsa eğin.

Ne demek bu, eller, kollar, baş, dizler vs… Konunuz bunları doğru bir şekilde eğdiğinde portreniz çok daha ilginç olacaktır. Tabii ki vermek istediğiniz mesaj bazen konunun sadece dik durması ile verilebiliyorsa durum farklıdır. O zaman gerekeni yapmanız gerekir.

Eller, kapalı olmaktansa açık ve uzatılmış olduklarında çok daha çekicidir. Karşınızdaki birinin elleri kapalıyken ve açıkken neler hissedeceğinizi düşünün.

Bir anne ve bebeğini çekiyorsanız, annenin direk kameraya mı bakmasını yoksa başını eğip çocuğuna mı bakmasını isterdiniz?

Zafer kazanmış bir futbol oyuncusunu çektiğinizi düşünün. Elleri cepte uzak bir yerlere bakarken mi çekerdiniz yoksa direk kameraya bakarken mi? Belki elleri havada kalabalığa bakarken de çekmek isteyebilirsiniz.

Sonuç olarak konu portreyse vücut dili çok önemlidir. Konunuzun her hareketi farklı bir duygu verebilir.

1. Göz seviyesi

Portre fotoğrafçılığında bir teknik, eğilerek konunun göz seviyesinden biraz aşağıdan fotoğrafı çekmektir. Özellikle de kadınlar ve çocuklarda bu önemlidir. Elbette kuralların her zaman istisnaları vardır ancak bu istisnaları görebilmek için önce kurallara hakim olmak gerekir.

2. Gözleri keskinleştirmek

Portre fotoğraflarında konunun gözlerini hafifçe keskinleştirebilirsiniz. İzleyici bunun genellikle farkında olmaz ancak dikkati ister istemez gözlere daha da odaklanır. Moda fotoğrafçıları bunu çok sık yaparlar.

3. Düşük alan derinliği

Portre fotoğraflarını güzel kılan en önemli öğelerden bir tanesi de düşük alan derinliğidir. Böylece konuyu ön plana çıkarırken arka plan ve geriye kalan her şeyi ikinci plana atabilirsiniz. Çoğu zaman diyaframı sonuna kadar açarak sadece gözlere odaklamak yeterlidir.

4. Işık

Işık doğrudan konunuzun üzerine düşmemeli ve çok fazla ya da aşırı olmamalıdır. Flash kullanıyorsanız ya da ışık kaynağınız varsa genellikle ışığı yumuşatmak gerekir.

5. Duyguyu yakalamak

Bu modelinizle uyumu gerektirir. Fotoğraf çekerken modelinizi rahat hissettirmeli ve duygularınızı onunla paylaşmalısınız. Gülün güldürün ve duygularınızı paylaşın. Bu duygular ister istemez fotoğrafa da yansıyacaktır.

6. Beyaz

Gözümüz doğal olarak parlak şeylere yönelir. Konumuzun yüzüne odaklanmak istiyoruz, öyleyse modelimize beyaz tişört gibi kıyafetler giydirmemek gerekir.

Yorum yapın