Kürt Meselesi

Bundan yıllar önce dönemin başbakanı R. T. Erdoğan seçim meydanlarında bağırıyordu: “Bu ülkede Kürt Meselesi vardır.” O dönemki aklımla onlarca yıldır çözülemeyen bir soruna cesurca ve farklı bir açıdan baktığı için desteklemiştim. Bu ülkede gerçekten bir Kürt Meselesi vardı da, neydi bu Kürt Meselesi. Herkes aynı şeyi mi anlıyordu bu terimden.

Tayyip Erdoğanın anladığı şuydu muhtemelen: “Bu ülkede Kürtlerin hakettiği saygıyı kazanması, dil konusu başta olmak üzere bazı haklarının iyileştirilmesi, devletin geçmişte yaptığı bazı hataların telafi edilmesi ve devletle Kürtler arasındaki bu soğukluğun giderilmesi…” meselesiydi. Bu konularda zaten Türk halkının diyeceği bir şey olamazdı. Ama acaba PKK ve Kürtlerin istediği, Kürt Meselesi derken kastettiği şey bu muydu?

Tarih tekerrürden ibaretse değildi. Türk halkının korkusu daha önce Osmanlı dönemindeki azınlık meselelerinde olduğu gibi Kürtlerin de isteklerinin bunlarla bitmeyeceği, işin ayrılık isteğine kadar gideceği idi. DTK denilen grubun ve Demirtaşın, özerklik yönündeki son açıklamaları da bu korkunun yersiz olmadığını gösteriyor zaten. Mesele azınlık hakları meselesi değildi anlayacağınız, mesele Kürtlerin ayrılma meselesiydi, Kürtlerin kullanılma meselesiydi ve Türk halkının bu meseleye olumsuz yaklaşmasının yegane sebebi buydu, tabii doğal olarak devletin de.

Erdoğan da Kürtlerin (Ne kadarı bu görüşe sahip bilemiyoruz) daha doğrusu PKK nın bu meseleden ayrılığı kastettiğini anladığında söylemini değiştirdi. Meselenin adı Kürt Meselesi değil de Terör Meselesiydi artık. Çünkü, devlet doğudaki vatandaşına zeytin dalını uzatmış, Kürtçe kursların açılmasını sağlamış, Kürtçe radyo ve televizyon kanalları açmış, yatırımlarını hızlandırmış, bölgenin kalkınması için çabasını göstermiş ve karşılığında da bir adım beklemişti. Bundan sonra olacaklar artık terör kapsamına girecek ve öyle tepki alacaktı. Bu arada perde arkasındaki muhtemel seçim pazarlıklarını, Erdoğanın başkanlık hırsının nerlere ulaştığını bilemiyoruz tabii.

Bana göre Kürt Meselesi de şudur bu saatten sona; Kürtlerin anadilde eğitim başta olmak üzere bir çok isteklerine saygım var. Bir milletin en doğal isteğidir bunlar ve demokratik yollarla elde edilecek bir çok hak vardır. Hatta, özerklik ve bağımsızlık isteklerini bile hoş karşılayabilirim. Bunlar gerçekten bir seviyeden sonra aşılabilecek konulardır. Ama bir milletin başka bir milletin kuyusunu kazmak için göz göre göre kullanılması, kendini kullandırtması, işte buna saygı duyamam. Şu an Kürtlerin geldiği nokta budur.

Kürt meselesi, uluslararası bir hal almıştır. Demirtaş ve çetesinin istediği de budur. bu meselenin Nato, Bm gibi yerlerde gündeme gelmesi. Türkiyeye müdahale edilmesi. Ama malesef uluslararasılaşma onların istediği gibi değil. Kürtler, PKK vasıtasıyla, uluslararası bir maşa olmuştur. Türkiyeyle sorunu olan Kürt meselesini kaşır, Kürtleri kışkırtır hale gelmiştir. Rusyanın, Amerikanın, İsrailin Türkiyeden istediklerini elde edebilmek için kullandıkları bir kukla bir maşa olmuşlardır. Kürtlerin onların saf niyetlerle kendilerine destek verdiğini sanması bence aptallıktır.

Daha geçenlerde, Rusyayla aramızdaki gerginlikten dolayı bir Amerikan istihbarat kuruluşu diyor ki:” Rusya Kürt kozunu oynayacak.” Hemen sonrasında Demirtaş Rusyaya gidiyor ve dönüşünde ortalık karışıyor. Olaylar bakmasını bilirseniz bu kadar basittir işte.

Velakin, sıradan bir vatandaş olarak Kürtlere demokratik haklar verilmesinde hiç bir sakınca görmüyorum (Anayasada benle aynı haklara sahip olduklarını bildiğim halde). Ancak biliyorum ki, Kürt meselesi haklar meselesi değil artık. Kürt meselesi, orta doğu halkının birbirlerine kırdırılması ve etnik yapısının değiştirilmesi projesinin bir parçasıdır artık. Umarım en kısa zamanda, Kürt vatandaşlarımız da bu gerçeğin farkına varıp güçlerini birbirini kırmak için değil de daha büyük düşmanlara karşı kullanma aşamasına gelirler.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: