Kompozisyonda derinlik ve sınırlı keskinlik


Kompozisyon serimize ara vermeden devam ediyoruz. Bol örnekli bu yazımızda, derinlik ve sınırlı keskinliğin kompozisyon üzerindeki etkisini inceliyoruz.

Bugünkü konumuz, alan derinliği hakkında bilgi sahibi olanlar için anlaşılması oldukça kolay olan bir konu. Bu cümle üzerine alan derinliği hakkında bilgi sahibi olmayanlar korkmasınlar zira örneklerden neler olup bittiğini anlayacaksınız. Ancak alan derinliğinin çok temel konulardan olduğunu hatırlatarak mutlaka özümseyerek öğrenmenizi öneririm 😉

Soru: Alan derinliği nedir?
Cevap: Bir fotoğrafın kabul edilebilir ölçüde net olan kısmına alan derinliği denir.

Derinlik söz konusu olduğunda bahsettiğimiz alan derinliğidir yani fotoğrafın kimi bölümleri netken, kimi bölümleri net değildir. Sınırlı keskinlikten kastettiğimiz de aslında gene bu alan derinliği kaynaklı, fotoğrafın sınırlı bir bölümünün net yani keskin olmasıdır. Keskinlikten söz ederken donanım (lens ve fotoğraf makinesi) kaynaklı keskinliğe girmeyeceğiz zira konumuzla alakalı değil bunlar, sadece kompozsiyondaki keskinliğe yani net alanayoğunlaşacağız.

Soru: Alan derinliğini hangi amaçla kullanabilirim?
Cevap: Sınırlı keskinliği kullanarak konunuzu ön plana çıkarmak için kullanabilirsiniz. Burada dikkat etmeniz gereken, fotoğrafta ilgi merkezinin ne olacağını fotoğrafı çekmeden önce düşünmüş olmanız. Kadraja giren nesnelerden hangisi sizin konunuz ve ilgi merkezi olacak, bunu belirledikten sonra gerisi kolay.

Eğer tek bir nesne ilgi merkezi olacaksa sığ alan derinliği ile sınırlı bir keskinlik yaratabilirsiniz. Yok, konumu arka planı ile bir bütün olarak izleyene aktarmak istiyorum derseniz alan derinliğini geniş tutar yani keskinlik alanını geniş bırakırsınız. Bunları yaparken diyafram, odak uzaklığı, çekim yaptığınız konum ve konumuza bakış açımız önemli etkenler olacak. Bunların alan derinliğini nasıl değiştirdiğini bilmiyorsanız yukarıda bağlantılarını verdiğim geçmiş yazılarımızı okuyunuz.

Bu yazı bol örnek fotoğraflı olacak 🙂 Hemen fotoğraflarımıza geçelim…

Söz konusu şehirden bir manzara kesiti olduğunda, genelde alan derinliğini geniş kullanırsınız. Burada anlatacağım çok şey yok. Benim de geçen aylarda çektiğim bir konunun, hiç aklıma gelmemiş bir noktadan çekilmesi ile elde edilmiş oldukça güzel bir şehir manzarası 🙂

Söz konusu şehirden bir manzara kesiti olduğunda genelde alan derinliğini geniş kullanırsınız. ©Güven Kebeci

Fotoğrafladığımız konu birden fazla öğeye sahipse ve bu öğeler hikayenin birer parçasıysa, öğeleri birbirlerinden ayırmayı pek istemeyiz yani kadrajda öğelere yer vereceğimiz gibi öğelerin keskin/net olmasına da dikkat ederiz. Burada Okan, Kadifekale’nin Büyükşehir Belediyesi tarafından istimlak edilip yıkılmaya başlandığı bölümünden bir manzara görüyoruz. Suyun kullanıma uygun olmadığı tabela ile anlatılıyor olmasına rağmen, bu genç suyu kullanıyor. Kimi evlerin tahliyesini hızlandırmak için ‘sosyal’ belediyemizin belli bir bölgenin suyunu ve elektriğini kesmiş olmasının da bu kulanımda ‘zorunluluk’ etkisi olabilir.

Fotoğrafladığımız konu birden fazla öğeye sahipse ve bu öğeler hikayinin birer parçasıysa, birbirlerinden ayırmayı pek istemeyiz. 'içME suyu' ©Okan Akan

Bazı durumlarda hikaye anlatırken kimi öğeleri netsiz yaparak anlatımdan çıkarıp çıkarmamak arasında kalabiliriz. Aşağıdaki karede pilav yiyenler kareden çıkarılarak netlik ve ilgi sadece pilav arabasında bırakılabilirmiş ama pilav yiyenlerin de sınırlı da olsa net tutulması (ne keskin, ne de flu) anlatımı güçlendirmiş. Pilav arabası parlaklık farkı sayesinde hala ana ilgi merkezi halinde ama pilav yiyenler de ikinci ilgi merkezi olarak fotoğrafın bir parçası durumunda.

Pilav ve Soğuk ©Aydın Tokmak

Keskinliğin yani netliğin nerede olduğu ilgi merkezimizi de gösterir. Fotoğrafta aynı öğelerle netliğin yerini değiştirerek farklı anlatımlar elde edebiliriz. Aşağıdaki seride Güven’in adam, valiz ve netliğin yerleşimini değiştirerek oluşturduğu hikaye anlatımını görüyorsunuz. Sıralı baktığınızda elinizde bir hikaye var ama tek tek baktığınızda her bir kareden farklı anlatım çıkarmanız da olası. Bu serinin bir diğer güzel yanı da yap-boz gibi 3 kareyi farklı sıralarla dizip farklı hikayeler elde edebilmek 🙂

Gitmeler üzerine serisinden ©Güven Kebeci

Yavaş yavaş keskinliği sınırlıyoruz 🙂 Bundan sonraki karelerde sınırlı keskinlik mevcut yani arka planı öldürerek konuyu öne çıkarıyoruz.

Hayata ilk tutunuş ©Aydın Tokmak

スマイル - ライフ ('Gülümse - Hayat') Bu aralar favori fotoğrafçılarımdan Recep'ten bir kare eklemeden yapamadım :) ©Recep Büyükgüzel

http://mesaj.bascek.com/topic/90 Bokeh as wishes... ©Okan Akan
Bu karede bokeh şov izliyoruz 🙂 Karenin böyle olmasını sınırlı keskinliğe ve efsanevi Tair-11A’nın 20 bıçaklı diyaframının sağladığı dairesel bokehlere borçluyuz. Kesinlikle görsel bir ziyafet 😉 ©Okan Akan

Peki her zaman ilgi merkezimizi keskin mi tutmalıyız? Elbette hayır, bunun için katı bir kural yok. Eğer farklı bir his vermek istiyorsanız netsizliği amacınız doğrultusunda kullanabilirsiniz. Aşağıdaki kareler size fikir verecektir 😉

... ©Yunus Emre Ateş
Gizemli bir duruş sizi düşündürmeye yetiyor 🙂 … ©Yunus Emre Ateş

Eskiden güzel çekimlerinde (‘Glamour’ olarak tabir edilenler) ‘soft-focus’ lensler kullanılırdı. Bu lenslerin özelliği, lens üzerinden keskinlik miktarını ayarlayabilmemizdi. Kimi üreticiler hala bu tarz lenslere sahip ama eskisi kadar kullanıldıklarını söylemek fazla iyimser bir görüş olurdu. Bu etkinin artık bilgisayarda kolayca elde edilebiliyor oluşu sanırım en büyük etmen ki aşağıdaki fotoğrafta Emre de bu yöntemi kullanmıştır diye düşünüyorum. Kimi fotoğraf makinesi üreticileri (Olympus mesela) bu tarz efektleri fotoğraf makinelerinde ek özellik olarak da sunuyorlar.

Eskiden güzel çekimlerinde ('Glamour' olarak tabir edilenler) 'soft-focus' lensler kullanılırdı. ©Yunus Emre Ateş

 

Yorum yapın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.