Kitleler Psikolojisi – Gustave Le Bon

Sosyal Psikolojinin öncülerinden Gustave Le Bon un kitlelerin psikolojisi hakkındaki kitabıdır. Bu kitapta kitlelerin bireylerin zekalarından farklı bir zekaya ya da duygusal yapıya sahip olduklarını açıklar.

Kitap Hakkında Kişisel Yorumum

Kitabı satın almam tamamen bir tesadüf oldu. Fiyatı çok ucuz olduğu ve ilgi alanıma girdiği için kitaplığımda bulunsun diye aldığım bir kitap.

Okumaya başladığımda, beklediğim etkiyi yapmadı ki ben kitle psikolojisi hakkında bilimselliği sonuna kadar kullanmış çeşitli istatistiklerle desteklenmiş güçlü bir kitap bekliyordum. Onun yerine kişisel gözlemler sonucu oluşturulmuş kişisel iddialar buldum karşımda. Bu beni hayal kırıklığına uğrattı diyebilirim.

Ama ortaya atılan iddialar benim için yeterince ilginçti bilimsellik konusunda hayal kırıklığına uğrasam da. Kanıtlanmmamış olsa da bu hipotezlerin çoğunluğunun gerçek olduğuna inanıyorum mesela: “Kişilerin zekalarının ne kadar yüksek olursa olsun bir kitleye katıldığında zeka seviyesi kitleninkine eşit olur.” tezi bilimsel verilerle desteklenmese de kendi çevrenizde de gözlemleyebileceğiniz türden.

Kitabın sonlarında, geçerliliğini günümüz için yitirmiş olsa da zamanın fransası hakkında önemli bilgiler verdiği bölümler var. Mesela dönemin parlamentosunu incelediği kısım ilginç, günümüze uyarlanabilir mi? Tartışılır.

Sonuç olarak, kitabı tavsiye edeceğim kitaplar arasına ekliyorum çünkü kitaptaki tezler günümüzde geçerliliğini yitimiş olsa da ki bunu tamamı için söyleyemeyiz, sosyal psikolojinin ve sosyolojinin neler üzerine temellendiğini anlamamıza yardımcı olacaktır.

Kitapla İlgili bir alıntı (ekşisözlük):

gustave le bon’un “kitleler kadın gibidir: heyecanlı, kandırılmaya açık (manipülatif) ve duygusaldırlar” demek için yazdığı koca bir kitap. tırnak arasındaki açıklamanın da hitler’den alıntı olduğunu söyleyeyim bu arada. biraz iyi bir hatip bu adamı okursa istediğini yapar ve yaptırır yani. içinde “lan?!” dedirten tespitler de vardır, örneğin profesörlerden oluşan bir jüriyle okuma-yazması olmayanlardan oluşan bir jürinin aynı karara varmasının çok olası olduğunu söyler. okunması gereken kitaplardandır şahsımca.

Kitapta Altını Çizdiğim Bölümler:

1. Medeniyetler şimdiye kadar küçük bir fikir aristokrasisi tarafından meydana getirilmiş ve idare olunmuştur. Asla kitleler tarafından değil. Kalabalıklar yalnız yıkıcı kuvvete sahiptirler. (Sayfa 9.)

2. Düşünmeğe ve muhakeme etmeğe pek az kabiliyetli oldukları halde, kitleler, fiil ve harekete pek kabiliyetli görünmektedirler. (Sayfa 8.)

3. Bazı belli hallerde ve yalnız bu hallerde bir insan topluluğu, onu vücuda getiren ayrı ayrı fertlerin malik oldukları karakterlerden çok farklı bir karaktere sahip olur. (sayfa 15)

4. Kollektif şuur içerisinde fertlerin akli kaabiliyetleri ve kişilikleri silikleşir. (Sayfa 20)

5. Seçkin ve çeşitli sahalarda uzman kimselerden kurulu bir meclis tarafından alınan genel öneme sahip kararlar, bir ahmaklar topluluğunun vereceği kararlara asla üstün değildir. (Sayfa 20)

6. Toplulukta her his, her fiil sirayet edicidir. Hem o derece sirayet edicidir ki, fert, şahsi menfaatini topluluğun menfaatine kolayca feda eder. (sayfa 21)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: