Kafayı Dağıtmanın Bilimsel Yolu (Ruminasyon Nedir, Nasıl Baş edilir?)

Sorular, sorular… Aklımdaki sorular….

Arkadaşlarınızdan birisi ile bir tartışma yaşadınız ve bunu aklınızdan çıkaramıyorsunuz. Beyninizde adeta bozuk bir plak gibi yankılanıyor ve siz bu durumu hiç yaşamamış olmayı diliyorsunuz. Ya da birlikte çalıştığınız ve sık sık görmek zorunda olduğunuz birileri var, bu kişiyi görmek bile sizin sinirlerinizi germeye yetiyor ama ne yazık ki kurtulmanın bir yolu yok. Ne kadar uğraşırsanız uğraşın bu kişinin sizin sinirlerinizi geren davranışları ya da sözleri aklınızdan çıkmıyor.İşte bu sürekli beyninizde dönüp duran bozuk plak durumu ya da psikolojik tabiriyle ruminasyon bir araştırma konusu oldu. Bu çalışma ruminasyon sürecinin insanın fonksiyonlarını ne derece bozabileceğini inceliyor.

Deneyimleriniz üzerine, size hissettirdikleri stresle başa çıkmak adına kafa yormak iyidir. Olumsuz bir ilişki ya da durumu daha iyi nasıl yapabilirdim diye düşünmekten çok şey öğrenebilirsiniz. Belki kendinizi kaybettiniz, ya da istemeden birine kötü bir bakış atmış olabilirsiniz. Bir toplantı sırasında bir soruya hazırlıksız yakalanmış olabilirsiniz, böylelikle bir sonraki sefere ödevinizi yapmanız gerektiğini öğrenirsiniz. Belki bir toplantıya ya da buluşmaya geç kalmışsınızdır, böylece bir A noktasından B noktasına giderken kendinize daha fazla zaman vermeniz gerektiğini kabul edersiniz. Tüm bu durumlar gayet normal ve sağlıklı durumlardır.

Bu kafa yorma işi ruminasyona dönüştüğünde ise bu işleyiş çok daha az uyumsal, sağlıklı oluyor. Ruminasyon, bir konu hakkında aşırı düşünme, öz eleştiri ve olumsuz duyguları içeriyor. O sinir bozucu kişi hakkındaki içsel mırıldanmalarınız olumsuz duygulara giriyor, ters giden bir durum hakkında kendini suçlama öz eleştiriye sebep oluyor ve aynı zamanda olumsuz duygu. Bu üç duygu bir araya gelip uzunca bir süreye de yayılırsa kişi açısından yıkıcı bir durum ortaya çıkabiliyor.

 Ruminasyon: Psikolojide sürekli düşünerek problemlerimizi tekrar tekrar gözümüzde canlandırmak, sorunlarımızı yeniden hatırlamak ve kafamızı sürekli yaşadığımız istenmeyen olaylarla meşgul etmek durumuna verilen ad, zihinsel geviş getirme.

Ruminasyon için çözüm nedir peki?

Bu duyguların farkına varmak ve ondan kurtulmaya çalışmak o kadar da kolay olmuyor. İlk başta yapabileceğiniz şey ki genellikle farkına varmadan yapılır, kendi kendine bu durumu düşünmemeyi telkin etmek. Ama farkında olunamayan başka bir durum var, siz o konuyu düşünmemeye çalıştıkça aslında konuyu tekrar edip duruyorsunuz ve bu sorunu çözmek yerine onun beyninizdeki varlığını pekiştiriyor. Yani, zihinsel geviş getirme olayı daha da kantalınmaz bir durum alıyor.

Peki nasıl kurtulacağız bu durumdan?

Görmezden gelmeyi öğrenmek bir çözüm ama ne kolay ne de kalıcı ve etkili. Aynı zmanda bilimsel de değil. Bu konuda yapılan araştırmalar, ruminasyon belasıyla , ki herkeste görülen yaygın bir durumdur, baş etmenin tek bir yolunun olduğunu söylüyor. Beyninizde oluşan ve var olan o olumsuz düşüncelerin varlığını kabullenmek ve kendi haline bırakmak.

Nasıl olacak bu?

Diyelim ki işten çıktınız ve kafanızda bir zihinsel geviş getirme durumu var. Siz de bunun farkındasınız. Yapmanız gereken eve geldiğinizde yapacağınız işlere odaklanmak, ve beyninizdeki olumsuz duyguların oralarda dolaşacağını kabul ederek işlerinize yönelmek. Yemek yapıyorsanız, soğanı ne kadar ince doğrayacağınıza, ne kadar yap koyacağınıza vs… odaklanmak. Kafanızdaki düşünceleri kovmaya çalışmak gibi bir yanlışa düşmüyoruz tabii. Diyoruz ki, siz burada durun benim az bir işim var. Bu kadar basit…

Özetlemek gerekirse, farkındalık, bir çok psikolojik rahatsızlığın kesin çözümüdür. Olumsuz durumların var olduğunu bilmek, sebebini bilmek, anlamak onlarla baş etmek için yeterlidir. Bazen bilmek, hiçbir eylem yapmadan, sadece bilmek bile çözümdür. Zihinsel geviş getirme, ruminasyon, da böyle bir çözüme sahip…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: