Senden Önce Ben – Jojo Moyes

Senden Önce Ben, daha önce gazetecilik yapmakta iken mesleğini bırakıp tam zamanlı yazar olmaya karar veren Jojo Moyes‘in dünyada beş milyonun üzerinde satmış romanıdır. Bir trafik kazasında felç olmuş Will ile, onun bakıcılığını üstlenen, Louisa Clark’ın altı aylık bir süreç içerisinde yaşadıkları duygusal ilişkilerini anlatır.

İnternette yorumlara bakarsanız, mutlaka okumanız gereken epik, lirik, destansı, olağanüstü bir hikayedir. Belki de öyledir. Ama olağanüstü bir roman değil, vıcık vıcık duygu sömürüsü yapmaya çalışan, gayri samimi ve her halinden ticari olduğu belli olan sıradan bir roman. Neden beş milyon sattığını hala anlamış değilim.

Bazıları içerisinde toplumsal bir eleştiri barındıran, belki bir ders vermeye kalkışan küstah kitapları sevmez. Bazıları ideoloji içeren kitapları sevmez. Bu kitapta bunların hiç birisi yok. O yüzden belki o kişiler bu kitabı sevmiştir diye düşünüyorum. Ama kitap okumak boş zamanları değerlendirmek için yapılan eylem değildir. Kitap okumanın bir amacı olmalıdır, öğretici olmalıdır ve bilimsel bir kitap olsa bile bir derinliği olmalıdır. O yüzden bu kitabı pek tavsiye etmiyorum, zaman öldürme amacınız yoksa tabii.

Babaya Mektup – Franz Kafka

Kafka‘nın kitaplarını okumak için sıraya koymak isteseydik, Babaya Mektup kitabını ilk sıraya almamız gerekirdi çünkü Kafka’nın kendini ve içinden geçtiği psikolojik durumları anlattığı için diğer tüm kitaplarının altyapısını tahlil edebileceğiniz, kitaplarında bolca kullandığı simgeleri daha kolay anlayabileceğiniz bir seviyeye gelmenizi sağlayacak bir kaynaktır bu kitap.

Ve bir de yalnızca sokmakla kalmayan, aynı zamanda hayatını sürdürmek için kan emen böceklerin savaşı. Asıl paralı askerler bunlardır ve sen busun. (Babaya Mektup, S.67.)

Kafka, geçirdiği bir akciğer rahatsızlığı yüzünden uzunca bir süre işinden izin alır ve dinlenmeye çekilir. Bu esnada bir kızla nişanlanmış ve evlilik hazırlıkları da yapmaktadır ne var ki babası bu evliliği onaylamaz. Kötü günler geçiren Kafka, babasına karşı çocukluğundan başlayarak tüm duygularını içeren bir mektup kaleme alır. Ancak mektubu babasına göndermesi mümkün olmaz.

Praglı Yahudi kızların iyi anladığı üzere, özellikle seçilmiş bir bluz giymişti herhalde, sen de bunun üzerine onunla evlenmeye karar verdin. Hem de apar topar, bir hafta içinde, yarın, bugün. Seni anlamıyorum, yetişkin bir insansın, şehirde yaşıyorsun ve hemen evlenmekten başka birşey gelmiyor mu aklına. Başka ihtimaller de yok mu burada? Eğer bundan korkuyorsan seninle birlikte gelirim. (Babasının Kafkaya cevabı – Babaya Mektup, S.60.)

Daha sonraları anlaşılacağı üzere babası Kafka için çok önemlidir ve yazdığı tüm kitapların özellikle de Dönüşüm kitabının konusu babasıyla olan ilişkisidir.

Mektupta Kafka, babasının yaptığı her hareketin onda ne gibi etkiler bıraktığını ayrıntılarıyla ve tek tek anlatır. Aralarındaki ilişki özetlemek gerekirse babasının beklentilerini yerine getiremeyen bir oğul ve bu durumdan dolayı oğlunu sürekli suçlayan bir babanın ilişkisinden ibarettir. Baba, karakter olarak güçlü, fiziksel olarak iri ve sağlam biridir. Otoriterdir ve çevresinde saygı gören ve sözü geçen biridir. Oğlunun d kendisi gibi olmasını istemesi ise durumları zorlaştırır ve tabiri caizse ters teper.

Şimdi yalnızca bu samimiyetsizliğinle bile üç şeyi kanıtladın; birincisi, kendinin suçsuz olduğunu, ikincisi, benim suçlu olduğumu, üçüncüsü büyüklüğün sayesinde yalnızca beni affetmeye değil, üstelik bir de – daha fazlasını ve daha azını- benim de tabii ki hakikatin aksine, suçsuzluğumu kanıtlamaya ve kendini buna inandırmaya hazır olduğunu. (Babaya Mektup, S.67.)

Bu kitap sadece Kafkanın kişiliğini anlamak için değil dönemin yahudi cemaatinin yaşanılan gelişmeler sırasında yaşadığı kuşak çatışmasının da detaylarını anlamak bakımından önemlidir. Belki de bu sebepten Kafka babasına yazdığı bu mektubu yayımlamaya karar vermiştir.

Tavsiye olunur!

Dava – Franz Kafka

Franz Kafka‘nın Dava kitabını okuduktan sonra binlerce sayfalık bir kitap yazmak için birikiminiz olurdu, tabii anladıysanız. Anlamak için de muhtemelen Kafka’nın tüm külliyatını, hayatını ve yaşadığı dönemi ve dönemin şartlarını hatmetmeniz gerekecektir. Bundan sonra, en çok zorlanacağınız şey ise, işe nereden başlayacağınıza karar vermek olurdu şüphesiz.

Biri iftira atmış olacaktı Josef K’ya, çünkü bir sabah durup dururken tutuklandı.

Böyle başlar roman, damdan düşer gibi, olayın tam ortasından. Zaten anladığım kadarıyla bu Kafka için imza olmuş. Hatırlarsınız, dönüşüm adlı kitabında da buna benzer bir giriş cümlesi ile başlamıştır: “Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu.”

Dava adlı romanda Kafka, ne ile suçlandığını dahi bilmeyen bir adamın tutuklanması ve aklanma adına gösterdiği çabayı konu alır. Gayet basit bir dille, ama bu kişiyi yanıltabilir çünkü kullanılan her imgede, canlandırılan her karakterde bir sembolik anlam, bir alegori vardır. Bu sebeple de anlaması zor bir kitaptır.

Genel olarak iki şeyi eleştirir bu kitapta Kafka, birincisi şekil olarak da kolaylıkla anlayabileceğimiz gibi dönemin adalet sistemini, ikincisi ise romanın sonuna doğru Josef K’nın katedrale girmesi ile anlatılan bir bekçi-davalı öyküsüyle ilgilidir. Burada anladığım kadarıyla, bir adalet mekanizmasından çok, varoluş ve özgürlük kavramlarını sorguluyor yazar.

Dava hakkında yapılan bir incelemede şöyle demiş:

Kafkayı daha önce okumadıysanız, “Dönüşüm” gibi kısa hikayeleriyle başlamalısınız. Hazır olduğunuzda Dava burada olacak, gerçekleşmeyi bekleyen bir kabus gibi.

Davanın hakikaten böyle bir yönü de vardır. Kitap, bir kabus gibi etrafınızı sarar, hatta yapılmış bir filmi de vardır ve kabusu gayet ustalıkla yansıtmıştır. Kitabı okuduktan sonra filmini de mutlaka izlemelisiniz.

İsyan Pazarlanıyor – Joseph Heath ve Andrew Potter [Neden Okumalı?]

İsyan Pazarlanıyor kitabı Joseph Heath ve Andrew Potter tarafından yazılmış küresel kapitalizm ve tüketim toplumu üzerine bir incelemedir. Bu kitapta, Freud’un psikanalizinden Hobbes’un doğa durumundaki insan teorisine kadar bir sürü konuda beyin fırtınasına şahit olacaksınız.

Peki bu kitabı neden okumalısınız?

  • Okumalısınız çünkü basit dili ve değindiği konular sayesinde kendinizi çok şey biliyor hissedeceksiniz. Zaten en iyi kitap insana bildiklerini anlatan kitap değil midir?
  • Okumalısınız çünkü, bir sürü sosyolojik, psikolojik, ekonomik konularda ahkam kesen bu kitabı kolayca anladığınızı hissedeceksiniz. Ağır kitapları da anlayabiliyorum diye hava atabileceksiniz.
  • Okumalısınız çünkü aslında bildiğiniz ama fazla önemsemediğiniz gündelik bazı konuların ne kadar büyük sonuçları olabileceğini göreceksiniz.
  • Okumalısınız çünkü, sosyalizm sosyalizm, komünizm vs ideolojilerine karşı hayatın acımasız ve kapitalist gerçeklerini keşfedeceksiniz. Kapitalizmin aslında insanın doğasında olduğunu ve önlenemeyeceğini anlayacaksınız.

Okumalısınız çünkü bu bir kitap ve kitaplar okumayı hak eder.

İyi Okumalar.