Doğruya, Doğru; Yanlışa, Yanlış Demek!

1907’ten beri devam eden (ezeli değil) Galatasaray- Fenerbahçe rekabeti, toplumumuzun eleştiri kültürünün tam bir özeti.

GS- UEFA kupasını aldık

FB- Biz sizi 6-0 yendik.

FB – Biz sizi daha çok yendik.

GS – Ama biz de süper kupa aldık.

Lan durun bir, burada tartışmalık bir durum yok. Bir çelişki yok. Her iki tarafta haklı.

Durumu siyasete, toplumsal olaylara uyarlarsak şöyle bir durum çıkıyor.

A Kişisi – A bakanı yolsuzluk yapmış.

B Kişisi -Olsun diğerleri yemiyor mu sanki!

A Kişisi – Çok fazla vergi ödüyoruz!

B Kişisi – Ama sağlık reformu yaptı

A Kişisi – A partisi kendi taraftarlarını devletin imkanlarını kullanarak zenginleştiriyor!

B Kişisi – Bal tutan parmağını yalar.

Bu ülkede doğruya doğru yanlışa yanlış demek çok mu zor? Yoksa milletçe rasyonalizasyon kapanına mı düştük!

Son okuduğum kitapta milletlerin huzur ve refahı sağlayabilmeleri için merkezi güçlü bir devlet ve özgür bir ekonomik sistemin şart olduğunu söylüyor. Çoğunlukla katılıyorum ama bizim için çok daha önemli bir mesele var; “Doğruya doğru, yanlışa yanlış” diyemiyoruz. Körü körüne bağlanıyoruz. Başkalarının yanlışlarını doğruları ile beraber savunuyoruz.

Milletçe birlik beraberliğin zirve yaptığı bir dönemden geçiyoruz, ne mutlu. Lakin milletçe yapmamız gereken bir mesele daha var; yanlışı eleştirmek. Gönül verdiğimiz kişiler hata ya da yanlış yaptığında bunu kabullenebilmek, rasyonalizasyon kapanına düşmemek.

Bakın, bir örnek veriyorum, dünyada egzoz emisyon oranlarında hile yaptığı için bir otomobil şirketi büyük cezalar aldı. Bu şirket o ülkelerde özür diledi, tazminatlar ödedi. Aynı şirket hakkında Türkiye’de hiç bir işlem yapılmadı (bildiğim kadarıyla), üstelik n’oldu biliyor usunuz? Şirketin satışları arttı.

Yapılan bir yanlışa, göz göre göre yapılan, tepkimizi koymadığımız gibi ödüllendiriyoruz. Ondan sonra neden gelişemiyoruz. Sorunu, yabancı devletlerin sinsi planlarında arıyoruz.

Sonuç olarak, devleti yönetenler iyi bir şey yapmışsa onu tabii ki desteklemek gerekiyor ama bir yanlışını gördüğümüzde milletçe ona karşı çıkmak insanlık görevimiz. Bir ideolojinin her şeyine katılmak zorunda değilsin kardeş. Yok çıkarlarının peşinde koşuyorsan ona bir şey diyemem o senin bileceğin iş!

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir