Charlie Hebdo Olayı Üzerine!

Ne ana akım medyayı ne de sosyal medyayı çok yakından takip eden biri değilim, ama şu “Je suis Charlie” meselesine ilgisiz kalmak pek mümkün olmadı, çünkü o adar yoğun bir şekilde gündemi meşgul etti ki, televizyon seyretmeyen, haber okumayan biri bile konu hakkında bilgi sahibi olabildi. Ben de medyaya ilgisiz kalan kişilerden biriyken konu hakkında kulaktan dolma yüzeysel bilgiler edinebildim. Sonra da ,bu kulaktan dolma bilgilerle, şu müslüman kardeşlerimi yeren bir yazı yazayım dedim kendi kendime.

Düşündüm ki, Peygamberimizi hedef alan bu karikatürü yayınlamakta yetkili kişiler biliyor Müslümanların hassasiyetlerini, onları nasıl galeyana getireceklerini. Ve Müslümanları  kızdırmak istediklerinde patlatıyorlar bir karikatür, Müslümanlar bir anda ayakta. Sonra da galeyana gelen sevgili din kardeşim her türlü manipülasyona, her türlü algı operasyonuna, her türlü cinayete, her türlü kara propagandaya gözü kapalı hazır  hale geliyor.

İş bu kadar basit.

Diyecektim ki, müslüman kardeşime;

Senin kendi ülkende bizzat Allah’a, Peygambere, Kitaba küfür eden, bizzat Müslüman milyonlarca insan var. Bunu abartı olsun diye söylemiyorum. Çıkın sokağa, yediden yetmişe Allah’a küfür eden yüzlerce kişiye rastlarsınız. Be hey Müslüman kardeşim, bunlardan rencide olmuyorsun da, niyetlerini açıkça belli eden bu insanların çizdiği bir kaç kıytırık karikatüre neden bu kadar alınıyorsun?

Sonra, dedim ki, şu karikatürlere bir bakayım! Cinayet işletecek kadar rencide edici mi? Baktım ve her şeye rağmen alınmakta, rencide olmakta haklısınız. Dedim: Je ne suis pas Charlie (Ben Charlie Değilim). Dedim tüm çarlilerin canı cehenneme. Ama sevgili kardeşim, ne kadar rencide olsak da gidip Parisin göbeğinde elimizi kolumuzu sallayarak bize bomba attırmazlar, rehin aldırmazlar. Bunlar bizim yapacağımız işler değil.

Diyelim ki tüm bunları gerçekleştirdik, bizim eylemimiz için bilmem kaç tane ülkenin başkanı bir araya gelip bir kaç yüz metre yürüyüp timsah gözyaşı dökmez. Bu adamlar günde binlerce insanın gözünün yaşına bakmadan bilmem kaç milyon dolarlık füzelerle kanına giren insanlar. 12 kişi için mi ağlayacaklar. Olayların öncesine sonrasına bakmak lazım. Devletler arası ilişkiler… Para, petrol, altın, güç, daha fazla para… Devletlerin arkasına gizlenmiş onun bunun çocukları. Gel de Niçeye hak verme.

Halkın olduğu yerde devlet anlaşılmaz bir şeydir. Niçe

Bize göre değil.

Ne yapalım, biz de içimizdeki sonradan görme bir kesim için ifade özgürlüğü ayaklarına mı yatalım, facebook profillerimize “je suis charlie” yazıp destek mi verelim. Olmadı derginin hesabına bağışta bulunalım. Son duyumlara göre milyar doları geçmiş toplanan bağışlar.

Sonra onlar ne yapsın, bir karikatür daha çizsinler, dalga geçer gibi.

Sonra içime döndüm ve kendime fısıldadım: Sakin O!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: