BİRey

Bazen söyleyecek çok şeyin olur da söze nerden başlayacağını bilemezsin ya, hissettin mi o duyguyu? İşte şu an öyle anlardan birindeyim ve söze nerden başlayacağımı bilmiyorum.

Bob Marley’den başlayayım en iyisi.

Şöyle diyeyim. Ben şarkıları genelde melodisi için dinlerim. Sözlerine genelde dikkat etmem. Sözlerini tam olarak bildiğim bir şarkı yoktur. Mırıldanırken de genelde uydururum sözleri. Bob Marley‘in bir şarkısı bu huyumdan vazgeçmem gerektiğini söyledi bana :”Top Rankin“.

Tam da Arap Baharının yıllarca sürdüğü bir evrede, Ülkelerin param parça parçalandığı bir zamanda, Türkiye’nin bile bölünecek mi bölünmeyecek mi korkusunun tavan yaptığı bir zamanda Bob Marley diyor ki:

They don’t want to see us unite.
They don’t want to see us live together

Türkçesi:

Bizim birleştiğimizi görmek istemiyorlar,
Birlikte yaşadığımızı görmek istemiyorlar

Kim bunlar, neden istemiyorlar? Bunlar sorulması gereken ama cevabını çok da önemsemediğim sorular. Bildiğim şey, kesinlikle bu adamın söylediklerine katılıyorum. Birlikte yaşamamızı istemeyen birileri var, ama benim sorum bunların kim oldukları nerde oldukları ne istedikleri değil. Benim sorum, biz neden bu adamların istediği gibi yaşıyoruz. Neden kavga ediyoruz. Neden birileri için sokaklara dökülüp birbirimizi kırıyoruz?

Aklım ermiyor.

Ama diyorum yine de bir açıklaması olmalı, bir çözümü olmalı. Sonra şunlar geliyor aklıma:

Biz daha bir olmadan birlik olmaya mı çalışıyoruz acaba? Burada mı kaybediyoruz? Bir şeylere çabucak inanıyoruz, daha doğrusu birilerine, karşı tarafın kötü taraf olduğuna inanıyoruz ve sonra ne var ne yok kırıp döküyoruz. Genellikle iki kutup oluyor ve bunlar da kaynağı belirsiz kişilerce oluşturulup reklamı yapılıp pazarlanmış oluyor. Bize düşen inanmak ve öldürmek?

Ne yani bu kadar kolay mı kitleleri yönlendirmek?

İnsan sosyal bir varlıktır dostlar, doğrudur. Okullarda öğretirer hep bunu, insan tek başına yaşayamaz. Yoksa nasıl yapardık bu kadar şeyi tek başımıza, binaları, makinaları herşeyi… İnsan tek başına nasıl kalkardı bu kadar yükün altından. Sosyal olmak insanları hayvanlardan ayıran özelliktir derler.

Belki de öyledir,

Duruma bir de şu açıdan bakın;

Doğrusu şudur dostlar, niçenin umut için söylediği o meşhur söz sosyallik ve toplumsallık için de geçerlidir. Sosyal olmak insanın baş belasıdır ve insanoğlunun en zayıf noktasıdır çünkü düşünmeyi elinden alır. ( Ne demişti bu arada Niçe umut için; “Umut insanlığa verilmiş en kötü hediyedir çünkü işkenceyi uzatır. demişti.) Çünkü insan kitlelerini yönlendirmek, birbirine düşürmek sandığınızdan çok daha basittir. Bazıları bunu yapar, insanlar da oh ne güzel sosyaliz birliğiz beraber hareket ediyoruz sanır.

Nasıl oluyor bu iş? En basitinden esneme olayını düşünün. Birisi yanınızda esnediğinde otomatikman siz de esnersiniz. O ortamdaki insanların yüzde doksanı esner. Bu sayamayacağımız herşey için geçerlidir ve bilimsel olarak kanıtlanmış hatta bunun bilimi ortaya çıkmıştır adı Sosyal Psikoloji.

Bu konuda yüzlerce deney yapılmıştır ve sevgili dostlarım bunu hakaret olarak algılamayın, insanların koyunlarla ortak özellikler gösterdiği ve bunu sosyallik maskesi altına gizlediği görülmüştür. Bana inanmayanlar lütfen Daniel Golemen‘ın Sosyal Zeka ve Duygusal Zeka kitaplarını okusun.

Sonuç ne?

Sonuç libyada olanlar, ırakta olanlar, afganistanda olanlar, suriye de olanlar, mısırda olanlar, gezi parkında olanlar…

Dikkat edin, insanlar dışardan gelen düşmanlar tarafından öldürülmüyor, insanlar birlikte yaşadığı kişiler tarafından öldürüyor. Yıllarca birlikte yaşadığımız insanları bir anda düşman olarak görüp gönüllü katiller oluveriyoruz.

Nasıl oluyor bunlar, kimin işine geliyor? Kimler yapıyor?

Gezi parkı sırasında olanları düşünün. Yetkili kişilerin bir anda bitirebilecekleri olayların bilinçli bir şekilde neden ve nasıl büyütüldüğünü düşünün.

Sonra gelin ve Bob Marley’i bir daha dinleyin:

They don’t want to see us unite.
They don’t want to see us live together

Türkçesi:

Bizim birleştiğimizi görmek istemiyorlar,
Birlikte yaşadığımızı görmek istemiyorlar

Ne yani düşünelim düşünelim de sosyal de mi olmayalım?

Sosyallik insanın başardığı bir sürü güzel şeyin doğal sebebidir. Sosyal olmak, toplumsal olmak, birlikte hareket etmek çok güel şeyler. Ama Allah aşkına çevrenize bir bakın, “siz düşünmeyin sizin yerinize ben düşünürüm ve ne yapacağınızı ben size söylerim” diyen ne kadar çok oluşum var. Hepsini kötülemek istemiyorum ama, cemaatler, sivil toplum kuruluşları, düşünce kuruluşları, siyasi partiler, televizyon kanalları… Hiç biri masum değil ve inanın hepsi sizi bir şeylere inandırmak için uğraşıyorlar.

İnanır mısınız bilmem artık televizyon izlemiyorum. Haberlerin hiç birine inanmıyorum ve arkasında art niyet arıyorum. Ne yapmak istediklerini ve ne yaptıklarını görüyorum.

Ne yapmak gerek birader?

  • Bir olmadan evvel birey olmak gerekir. Bir gruba bir ideaya bağlanmadan önce eksi ve artılarıyla herşeyi gözden geçirmeli. İçinde insan olan hiçbir şeye, lidere, şeyhe, imama… körü körüne bağlanmamak gerekir.
  • Tv ve gazetelerdeki haberlerin hiç birine araştırmadan incelemeden ha bu da böyleymiş diyerek inanmamak gerekir dostum.
  • Ve son olarak da hissetmeyi ve hislerinize güvenmeyi öğrenin dostlar.

Başka da yapacak bir şey yok zaten. Ha mümkün olsa radyo dinleme, tv izleme, internete girme, arkadaşlarınla güncel konular ve siyaset hakkında muhabbet etme diyeceğim ama, düşünmek daha kolay.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: