Nis.25.2010

Öğretmenlikte İlk Sene, Ne Öğrendim?

2009 Eylülünün 18 i itibari ile resmi olarak öğretmenim. Tecrübesizlik, karakter, heyecan… Tüm bunlar birleşiyor, ya size idealizm gibi ateşleyici bir güç oluyor, ya da öğretmenliği size işkenceye çeviren bir durum…

Öğrendiğim ilk şey, fakültede ya da seminerlerde öğrettikleri ve ya yanlış anladığımız ya da tamamen saçmalık olan, öğrencilere sevgiyle yaklaşın, saçlarını okşayın, ilgi gösterin vs… gibi öneriler.

Tabii ki öğrencilere sevgiyle yaklaşıp onlarla ilgileneceksiniz bu zaten öğretmenlik göreviniz ama bunu abartır ve aradaki mesafeyi sıfırlarsanız bu size kıskançlık, yaramazlık, saygısızlık ve disiplinsizlik olarak geri döner.

Öğrencilere gülmek, saçlarını okşamak vs önemlidir ama bunu hepsine yapamıyorsanız hiç yapmayın, diğerlerinde kıskançlık oluşturup derste farklı şekilde ilgi çekme yaklaşımları geliştireceklerdir.

Gördüğüm kadarıyla en rahat ders işleyen öğretmenler, öğrencileri ile aralarına duvar örmüş asık suratlı öğretmenlerdir. Bunların yaklaşımları, bilgileri öğrenciler tarafından sorgulanmaz, sadece kurallara uyarlar ama aranızda mesafe yoksa attığınız her adım sorgulanacak, yaptığınız her hareket duygusal tepkiler oluşturacak ve her biriyle ayrı ayrı ilgilenmek zorunda kalacaksınız…

Belki bu benim kişisel özelliklerimden kaynaklanan bir durum, ama seneye tam tersi bir yaklaşımı uygulayıp sonucu kendi gözlerimle görmek istiyorum. Tabii sonuçları burada paylaşacağım, eğer sizin halihazırda tecrübeleriniz varsa şimdiden paylaşabilirsiniz…

Leave a Reply