Ben
Ben, kimsesiz seyyahı, mechuller caddesinin;
Ben, yankısından kaçan çoçuk, kendi sesinin.
Ben, sırtında taşıyan işlenmedik günahı;
Allah’ın körebesi, cinlerin padişahı.
Ben, usanmaz bekçisi, yolcu inmez hanların;
Ben, tükenmez ormanı, ısınmaz külhanların.
Ben kutup yelkenlisi, buz tutmuş kayalarda;
Öksüzün altın bahtı, yıldızdan mahyalarda.
Ben başı ağır gelmiş, boşlukta düşen fikir;
Benliğin dolabında, kör ve çilekeş beygir.
Ben, Allah diyenlerin boyunlarında vebal;
Ben bugünküne mazi, yarınkine istikbal.
Ben, ben, ben; haritada deniz görmüş, boğulmuş;
Dokuz köyün sahibi, dokuz köyden kovulmuş.
Hep ben, ayna ve hayal; hep ben, pervane ve mum;
Ölü ve Münker-Nekir; baş dönmesi uçurum…
1939
Necip Fazıl Kısakürek
Öncelikle başkaları beni nasıl görüyor onla başlamalıyım. Bunu en iyi siz bilirsiniz ama bana yansıyan kadarıyla ben gerçekten asempatik soğuk ve çoğu zaman ukala bildiğim bildik bir adamım. Genellikle başkalarının dediklerini önemsemem. Çok kabayımdır, uygunsuz yerlerde uygunsuz şeyler söylemekten çekinmem.
Çok sessiimdir de aslınd.Konuşmayı pek sevmem. Ağzımdan lafları cımbızla alırsınız. Ama çok konuşkan olduğum başınızı ağrıtığım duumlar da yok değildir. Bu genellikle samimi olduklarımın yanında olan bir durumdur. Dolayısıyla, sizin açınızdan bakarsak birbirinin zıddı iki insan görmek çok şaşırtıcı değildir.
Peki bana göre ben nasıl bir insanım?
Kendimi oldukça alçak gönüllü mütevazı bir insan olarak görürdüm ama son zamanlarda kendime dışardan baktığımda gördüm ki o kadar da alçak değilim. Herşeyi eleştirir bir noktadayım, hiçbirşeyden tam olarak tatmin olmam, durum psikolojisinin en canlı örneğiyim.
Empati yeteneğimin çok iyi olduğunu düşünürdüm anladım ki bu da yalan. Bırakın kendimi diğer insanların yerine koymayı henüz kendi içimde bile tam bir birlik oluşturabilmiş değilim. Sürekli kendimle çelişrim ve bunu değişmeyen tek şey değişimin kendisidir felsefesini bir çeşit savunma mekanizması gibi kullanarak açıklarım.
Zeki olduğumu söylerler ve beni de buna inandırmayı başarmışlardır ama her nedense bir kaç basit sınav kazanmak dışında hiç bir zeka belirtisi göstermemişimdir. Bu sınavlar öss ve kpss sınavlarıdır ki takdir ederseniz benden başarılı milyonlarca insan var.
Manik depresif bir yaşam sürerim. Her şeyi kendiiçimde yaşar kendi içimde bitiririm. Takıntılı sever, terkedilince inikam planları yaparım ama bu planların hiçbirini uygulamam. Bunu bir çeşit vicdan gibi görür kendimi avuturum. Ama zayıflıktan başka bişe de değildir.
Talihsiz olaylar yaşarım ve kendi talihsizliklerimle öyle dalga geçerim ki beni çok etkileyen olaylara bile gülmekten kırılırsınız. Aslında çok komiğimdir ama espiri yapmayı pek de beceremem. Komikliğim talihsizliğimden gelir.
Kendimde bulduğum en büyük eksiklik ise başka insanları etkileme potansiyelimin olmayışıdır. Bu yüzden sosyal beceri gerektiren her türlü işte başarısız olurum, kendi işim dahil.
Yanımda bana benzeyen biri olursa çok eğlenirsiniz ama kan ağladığımın farkında bile olmazsınız.
Çok alınganımdır, bazı şeylere yersiz isyan eder sonra da pişman olurum. Bu isyanlar genellikle çevremdeki birilerini kırar.
Kul hakkına dikkat ettiğimi düşünürüm ama yediğim naneleri bir Allah bilir. Eğer bir yerlerde sizin de hakkınızı yediğimi düşünüyorsanız lütfen Helal edin…
Leave a Reply