Eğitim Sistemindeki Sorunlar

5 sene ilkokul, bir sene ingilizce hazırlık, 3 sene ortaokul, 3 sene lise, 4 sene üniversite okumuş ve 5 senelik eğitim camiasının bir parçası olan birisi olarak eğitim sistemindeki sorunlar hakkında inceleme ve belki de bir yorum yapma hakkını kendimde görüyorum.

Avrupa birliği ülkelerindeki eğitim göz önüne alındığında ve yapılan istatistiki çalışmalarda Türkiyenin oldukça geride olduğunu camia olarak kabul ediyoruz. Burada bir sorun yok da, sorumluluk almakta, öz eleştiri yapmakta o kadar da kabullenici bir tavrımız yok. Belki de tespit edilecek ilk sorun budur zira günümüz milli eğitim  ekosisteminde eğitimin başarısızlığı sadece ve sadece öğretmenin üzerine yıkılmak isteniyor. Tabii ki birinci dereceden sorumlu kişiler olarak suçlanacak yönleri var ama tek sorumlu onlar tutulamaz.

Dolayısıyla, ilk işimiz, eğitim sistemindeki sorunları kategorize etmek ve herkesin sorumlulukları ölçüsünde hatasını öğrenmelerini sağlamak olmalıdır. Eğitim sistemimizin sorunlarını ben şu başlıklar altında toplamayı uygun buluyorum:

1. Sistemden Kaynaklanan Sorunlar

Cumhuriyet kurulalı 91 yıl olmuş, bizimle aynı dönemlerde bağımsızlığını kazanmış Finlandiya bu konuda bir ekol olurken malesef biz hala doğru sistemi bulmak için her yıl değişiklikler yapıyoruz. Yaptığımız her değişiklik de bu konudaki başarısızlığımızın bir itirafı iken biz hala suçu başka taraflara atarak durumdan sıyrılmaya çalışıyoruz. Benim tespit ettiğim sistemsel sorunlar şunlar:

  1. İstikrar: En önemli sorunlarımızdan biri diye düşünüyorum. Son on yılda sadece liselere giriş sistemi 4 kere değiştirilmiş. Üniversiteye giriş sisteminde her sene major değişiklikler yapılıyor. Dersler ve muhteva, öğretmen yetiştirme yerleştirme ve bilimum ekosistemin her tarafında belki de günde belki de binlerce değişiklik oluyor. Nedir bu sizce bir sorun değil mi?
  2. Amaç: Eğitim sistemimizin daha amacı konusunda belki de yeni doğruyu keşfettik. Bilimsel düşünme yöntemlerini bilen ve uygulayan bireyler yetiştirmek. Bunu neden 93 yıldır düşünemedik de eğitimin şeklini ezbercilikten bilimsel düşünmeye geçiremedik bu da bir muamma.
  3. İdeoloji: Ne kadar inkar edilse de ideolojik yaklaşımlar de eğitim sistemimizin bir sorunu. Bir hükümet geliyor laik demokratik, T.C devletinin temel değerlerine saygılı gençlik yetiştireceğiz diyor başka bir hükümet geliyor ve saygılı sevgili dinine ve ananelerine bağlı bir gençlik yetiştireceğiz diyor. Bir Allahın kulu hükümet de bilim adamı yetiştireceğiz, insanı seven ahlak sahibi düşünen bir insan yetiştireceğiz demiyor. Sonuç: ideolojik yaklaşımlar da eğitimin bir sorunu malesef.
  4. Sınavlar: Herkesin kabullendiği sorunlardan bir tanesi. Çocuklarımızı yarış atı gibi sahaya sürüyoruz ve diğerinden daha hızlı gitmesi için de adeta kırbaçlıyoruz. Onların yetenekleri ilgileri bilgileri kapasiteleri kimin umurunda. Herkes haklı kendi çapında, sonuçta ekmeğin aslanın ağzında olduğu bir devirde çocuklarımıza hayatta kalmayı öğretiyoruz da hayatın kendisini öğretemiyoruz. Sosyal yaşamdan soyutlanmış, geriye baktığında hayatını yaşayamamış geçmişsiz bir gençlik yetiştiriyoruz. Bunun çözümü olarak dersanelerin kapatılması ve üniversite sayısındaki artışın sağlanması bence olumlu gelişmelerden iki tanesi.

2. Öğretmenden Kaynaklanan Sorunlar

Öğretmenimiz de bu sorunun bir parçası. Öğretmen yetiştirme şeklimizden başlayıp onların gelişimini sağlamadaki yetersizlik ve öğretmenlerin sahalardaki verimsiz kullanılmasına kadar bir sürü sorun var aslında.

  1. Öğretmen Yetiştirme: Sistem kendi öğretmenini yetiştiriyor ve başarısız olduğunda da yetiştirdiği öğretmeni suçluyor. Acaba öğretmen yetiştirirken nerede hata yaptım diyemiyor. Bu da bir sorun bence. Detaylara sonra gireceğiz.
  2. Öğretmenlerin İtibarsızlaştırılması: Yüz öğretmene sorsanız doksan dokuzu için bu geçerlidir. Öğretmenler toplum içindeki eski yerini kaybetmiştir ve toplumdan dışlanır hale gelmiştir. Gerek maaşlarıyla diğer mesleklerin gerisinde kalmış, gerekse toplum içindeki algısıyla az çalışan üç ay tatil yapan ve sürekli şikayet eden bir meslek grubu haline gelmiştir. Dolayısıyla öğretmenler mutsuzdur.
  3. Yetersiz Öğretmen Sayısı ve Kalabalık Sınıflar: Kırsal kesimlerde hala öğretmen bulamayan öğrenciler bulunmakta, sürekli değişen öğretmenler sistemin bir sorunu hale gelmektedir. Yapılan son değişiklikle Anadolu Liselerindeki sınıflar 34 kişiye çıkarılmıştır ve bir öğretmenin sınıf içinde bu kadar öğrenciyle ilgilenmesi takdir edersiniz ki imkansızdır.

3. Eğitim Programından ve Muhtevadan Kaynaklanan Sorunlar 

Amacımızı yeni keşfetmişken ne öğreteceğimizi yeni yeni öğreniyor olmamız şaşırtıcı değil. Aslında sorun neyi nasıl öğreteceğimiz. Öğretim programımız kararsız ve yaşamsallıktan çok uzak. Eğitim programımıza göre hazırlanmış ders kitaplarımız hem öğretmenlerimiz hem öğrencilerimiz açısından bir işkence. Tutarsızlıklar ve gerçek hayatla olan ilişkisizliği, ezberci sistemin etkisi hala muhtevamızı kirletmekte. Bunların içerisinde en çok da aslında yaşamsallık ilkesinde gerideyiz ve ezbercilik sisteminden vazgeçemediğimiz de aşikar. Tabii ki bunun sebepleri var ve birden gerçekleşmesi beklenemez ama burada yaptığımız sorunların anahatlarını tespit etmek olduğundan kısa geçip maddeyi kapatıyorum.

Sorunlarımız büyük ve ben henüz bu yazı taslağının ortasına bile gelmedim. (devam edecek…)

Bir Cevap Yazın