Mirkelamın meşhur koşusu

90′lı Yıllarda Çocuk Olmak

Her fotoğraf bir anıdır dostlar ama malesef her anının bir fotoğrafı yok. Olsun onların da şarkısı var…

90′lı yıllarda çocuk olmanın farklılığı aşikardır, çünkü bu nesil teknolojinin baş döndürücü hızına bizzat şahitlik etmiştir. Siyah beyaz televizyonun ne kadar lüks olduğunu konuşurken kendini bir anda akıllı telefonların baş döndürücü dünyasında bulmuştur. Jetonlarla oyun oynamanın da zevkini doyasıya çıkarmıştır, playstation oynamanın da.

90 yıllar aynı zamanda en antisosyal çocukların bile sosyal olabilmek için bir neden bulabildiği son nesildir. Bilgisayarların soyutlanmış dünyasından uzak durabilen son nesildir, çelik çomak oynayan, bilye oynayan, saklambaç,fırıldak, bat da koyim oyunlarını oynayan belki de son nesildir. Özel bir duygudur, 90′lı yıllarda çocuk olmaz.

Ama belki de 90′lı yılların en büyük dezavantajı fotoğraf makinelerinin bu kadar yaygın olmayışıdır. Bu yüzden belki de başka nesillerde göremeyeceğimiz bir çok anı, ya hafızalardan silinmiş, ya da kör bir kuyuda çıkarılmayı bekleyen Yusuf gibi uzun süreli hafızanın dehlizlerinden dışarıya çıkartılmayı beklemektedir. Bir çok anımız malesef sadece eski bir şarkıyı duyduğumuzda aklımıza gelir ancak…

Mirkelamın ilk çıktığı yıllardır mesela bu yıllar. Klibindeki o koşuşu çocuk kalbimiziin anlaması mümkün değildi. Anlamadım da zaten, hala da dinlemem ben Mirkelam…Ama o dönemde sürekli televizyona çıkması bu şarkıcıyı benim için özel kılar.

Mirkelamın meşhur koşusu

90′lı yıllarda yaşayan çocuklar, Vitamin diye bir grubu fark etme şansını yakalamışlardır. Belki o şarkıyı uygulayacak kadar dert yoktu çocuk kalbimizde ama, yıllar sonra dinlediğimizde, takmayacaksın tak açacaksın şarkısını zamanın ne kadar da geçmiş olduğunu anlamanın bir yükü ve belki de köşeye sıkışmış bir anı ortaya çıkarmanın mutluluğu ile karışacak.

O dönemde çocuk olmak, Ece Erkenin 96′dan başlayıp 2001e kadar süren klip 96, klip 97… programını izlemeden okula gitmemek demekti. İnternetten her istediğimiz müziği indiremediğimiz, küçük bütçemizin kaset almaya yetmediği bu dönemde ruhumuzu beslemenin en nadir yollarından biriydi o program.

Daha binlerce anı, hepsi tek bir şarkıyla ortaya çıkmaya hazır. Ama önemli olan o şarkıları bulup tekrar dinlemek… Ben Mirkelamı hala dinlemem. Mirkelamın o klipte neden koştuğunu da bilmem. Ama o klibi unutmam ve o klibin bana unutturmayacağı binlerce anı vardır.

90′lı yıllar olur da Burak Kut’tan bahsetmeden geçmek olmaz. Geçenlerde, dürüst tarafsız ahlaksız haber sloganıyla milleti düşünerek güldüren haber sitesi zaytung da görmüştüm, Dünya Starı Olacağı İnancıyla Burak Kut’a Bel Bağlayan Hayranları “Hayal Kırıklığının 18.Yılı” Konferansında Bir Araya Geldi haber vardı. O günleri hatırlattı. Hakikaten bizim yıldızımızdı, cümlelerin sonuna anlamsızca yerleştirilen haydi zıpla kısmını anlamasak da, o bizim starımızdı.

 

 

 

Bir Cevap Yazın